Tasarladıkları şehirle gelecek için umut verdiler

Manisalı iki lise öğrencisi hazırladıkları ‘Ekolojik Ada Kent’ projesi ile gelecek için umut verdi. Türkiye’deki enerjide dışa bağımlılık ve trafik sorunundan yola çıkan öğrenciler tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı kenti de tamamen doğayla uyum içinde tasarladı.

Tasarladıkları şehirle gelecek için umut verdiler

Şehzadeler Gediz Anadolu Lisesi öğrencilerinden Halil Melik Gürcan ve Beyza Nur Güllü tarafından okulun Sosyal Bilimler Öğretmeni Emel Soykan’ın danışmanlığında hazırlanan ‘Ekolojik Ada Kent’ projesi geleceğin şehirleri için umut verici sinyaller verdi. Çevreye duyarlı, kendi enerjisini kendi üreten ve çevreye sıfır zarar veren proje kenti tasarlayan öğrenciler Türkiye’deki enerjide dışa bağımlılık ve trafik sorunundan yola çıktıklarını vurguladı.
Projeye başlarken, Türkiye’deki enerjide dışa bağımlılık ve trafik sorunundan yola çıktıklarını kaydeden Beyza Nur Güllü, “Projemizde ilk olarak minimum 3 bin kişinin yaşayabileceği bir kent tasarladık. Kentimizi 9 ada parçacığına böldük ve her ada parçasına insanların ihtiyaç duyacağı materyalleri yerleştirdik. Bunun dışında projede amacımız doğanın bize sunduğu bütün imkanları maksimum seviyede faydalanıp, dışa bağımlılığı minimum düzeye indirmek. Bunun için evlerin çatısına güneş panelleri evlerin bütün enerjisini sağlıyor ve bunun yetersiz geldiği yerlerde rüzgar enerjisinden yaralanıyoruz. Bir kenti kurarken bitki ve hayvan örtüsünü de unutmamak adına insanların boş zamanlarını değerlendirebileceği hem de doğal sebze-meyve tüketebileceği bir botanik park ve hayvanların yaşam alanlarını unutmamak adına milli park kurduk. Geri dönüşüme önem verdik. Evlerin yanında bulunan kutular, kağıt, plastik ve metali günlük olarak evlerden toplayıp, sanayi bölgesinde doğaya yeniden kazandırıyor. Sosyal farkındalık oluşturmak amaçlı her mahallede sokak hayvanları besleme noktası ve mahalle kültürü kavramını kaybetmemek adına semt pazarlarımız bulunuyor. Kentimizin evrensel olması adına camilerimizin yanı sıra kent merkezine de kilise ve havradan oluşan bir ibadethane kullandık. Böylelikle bütün dinlere mensup kişilere hitap etmiş olduk. Trafik sorunun çözmek adına sinyalizasyon adını verdiğimiz bir sistem kullandık. Bu sistem araçların HGS kartlarındaki radyoaktif dalgalanmalarını algılayarak, yolun doluluk ve boşluk oranlarına göre kırmızı ve yeşil ışık sürelerini ayarlıyor. Böylece geceleri boş bir yolda kırmızı ışıkta boş yere beklemek zorunda kalmıyorsunuz. Doğal afetlere karşı her evin altında sığınaklar bulunuyor. Sele karşı yolların kenarlarında bolca mazgallar kullandık. Olası bir şimşek çakması durumunda kentimizin zarar görmesini engellemek amaçlı binalarımızda paratoner var. Kentimiz sürdürülebilir bir kent ve kentsel dönüşümle yürütülebilecek bir proje. İlk olarak kentin içindeki boş bir araziye mimariye uygun bir ekolojik ada kent inşa ediyoruz. İnsanları bulundukları mevcut konumlarından kentin dışındaki ekolojik ada kente yerleştiriyoruz. Bulundukları depreme dayanıksız evleri ekolojik ada kent yapısına uygun inşa ettikten sonra insanlar evlerine yerleştiklerinde bir taşla iki kuş vurmuş oluyoruz. Aynı anda hem kentin içinde hem dışında iki adet ekolojik ada kentimiz oluşmuş oluyor. İnsanlar evlerine yerleştiğinde kentin dışındaki ekolojik ada kente de göçle gelen nüfus yerleşiyor ve böylece batıda Getto bizde ise banliyö adını verdiğimiz kenar yerleşmelerini ve çarpık kentleşmeyi ve gecekondulaşmayı da engellemeye başlamış oluyoruz” dedi.

“Karbon salımı sıfır”
Dışa bağımlılığı en aza indirmek adına her yerde güneş enerjisini kullandıklarını kaydeden Gürcan, “Toplu taşıma ve bisiklet kullanımına önem verdik. Maketimizin her yerinde bisiklet yolları mevcut ve otobüslerimiz elektrikli. Karbon salımını sıfıra indirmeye amaçladık ve bunda da başarılı olduk. Sokak lambalarını güneş enerjili karanlığa duyarlı solar lambaları kullandık. Karanlığı gördüğünde otomatik olarak kendiliğinden yanıyor. Her yerleşim yerinin ortasında ihtiyaç duyulabilecek çarşıda AVM, okul, banka, park, sağlık tesisi bulunmakta. Çok rahat yürüyüş mesafesinde ve ekstra olarak ihtiyaçlarımız da ana merkezde topladık adliye ve polis merkezi gibi. Yolların kenarlarını özellikle ağaçlandırdıklarını kaydeden Gürcan, “Yeşil insanlara pozitif enerji veriyor ve trafikte daha az sinirlenmelerini sağlıyor. Bunun yanında evlerin çatıdan yere kadar uzanan kısımlarına yerleştirdiğimiz borular sayesinde çatılarda biriken yağmur sularını filtreden geçirerek yerin altındaki su deposunda biriktirip daha sonra park ve bahçelerin sulanmasında kullanılıyor. Evleri batı yönüne doğru yani Ekvator’a doğru konumlandırdık. Bu sayede ısı yalıtımında da daha verimli yapıyor. Kentteki rüzgar gülü iklimi değiştirebilecek güçte. Hakim rüzgar yönünün tersine konumlandırarak bu sayede kentimize rüzgar hiçbir şekilde etki etmiyor” diyerek projelerinden bahsetti.
Projenin danışmanı olan okulun Coğrafya Öğretmeni Emel Soykan, “Asıl dayanak noktamız Türkiye’nin enerji kullanımında yüzde yüz oranında dışa bağımlı olması. Bizim hareket noktamız bu oldu. Bir de karbon salımının minimum düzeye indirilmesi adına bu amaçla harekete geçtik. Tabi trafik sorunu günümüzde çok yaşanan bir sorun ki ben oturduğum evden görev yaptığım okul arasında her sabah minimum 35 dakika yol gidiyorum. Bu noktadan harekete geçtik ve çocuklarımız çok güzel bir çalışma ortaya koydular” dedi.
Okullarının gerek akademik gerekse kültürel alanlarda Manisa’nın en önemli okullarının başında geldiğini kaydeden okul müdürü Bülent Tonoz ise şunları söyledi: “Çocuklarımızın ve öğretmenimizin özverili davranışları ve yapışlarıyla güzel bir çalışma ortaya sunduk. TÜBİTAK Bölge Sergisinde de Manisa’yı tek Anadolu lisesi olarak temsil eden arkadaşlarım oldu. Gediz Anadolu Lisesi oldu. Kendilerine sonsuz teşekkür ediyorum, başarılarını devam ettirmelerini istiyorum. Orada çok olumlu sonuçlar ve olumlu sözler duyduk, güzel yaklaşımlar gördük. Bundan sonra daha da güzellikler olacaktır.”
 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Dokuz maddede yeni corona kısıtlamaları
Dokuz maddede yeni corona kısıtlamaları
Bakan soylu,
Bakan soylu, "Koronavirüs beni bile yere serdi"