Öcmenler; “Devletin sahibi milletimizdir”

Gelecek Partisi Kurucular Kurulu ve Ticaret Politikaları İzleme Kurulu Üyesi Gizem Satıoğlu siyasetin temel amacının insan onurunu ve korumak olduğunu belirterek, “Devletin sahibi milletimizdir. Seksen Milyon Türkiye'dir. Kamu gücünü kullanan her kişi ise emanetçidir. Kamu gücünü ve malını emanet bilen bir siyasi ahlâkın yerleşmesi temel hedefimizdir” dedi.

Öcmenler; “Devletin sahibi milletimizdir”

Gelecek Partisi Kurucular Kurulu ve Ticaret Politikaları İzleme Kurulu Üyesi Gizem Satıoğlu, “Çözülmeyecek sorun yoktur, sorunu çözemeyenler vardır. Türkiye'de her iki çalışandan biri 2 Bin 500 TL ve altı ücretle yaşam mücadelesi veriyor. 17 yıl önce yoksullukla mücadele edecekleri vaadiyle iktidara gelenler son üç yılda yoksulluğu milletimizin yaşam biçimi haline getirmiş olmalarının utancını duymalıdır” diye konuştu.

HÜKÜMET PEMBE TABLO ÇİZMEKLE MEŞGUL

“18 yıldır iktidarda olan AKP günümüzde medyanın büyük çoğunluğunu yanına çekerek iç ve dış kamuoyuna pembe bir tablo çizmeye çalışıyor ama artık bu algı operasyonları tutmuyor ve resmi rakamlar bu hayalci yönetim anlayışını desteklemiyor” diyen Öcmenler, “Hafriyat, AVM, Rezidans üçgeninin rant düzeni kişi başına milli geliri 2007’nin altına getirdi. 2002 yılında AK partiyi iktidara getiren temel dinamik, bir önceki on yılın Türkiye’nin kayıp yılları olmasıydı. Gerçekten de 2000 yılında kişi başı milli gelirimiz hemen hemen 1990’daki seviyesindeydi. Türkiye olduğu yerde saymış, milyonlarca insan hayatlarının on yılını kaybetmişti. Aynı tabloya bugün baktığımızda ne yazık ki daha vahim bir gerçekle karşı karşıyayız. 2019 sonunda kişi başına milli gelirimiz 2007 yılının gerisine düştü. Türkiye bugün kişi başına gelirde 2007’den daha fakir” dedi.

BAŞARISIZLIKLARINI BAŞARIYMIŞ GİBİ GÖSTERİYORLAR

“AKP eğer usta ve ustalıktan bahsediyorsa yapabildiği en büyük ustalık başarısızlığını büyük bir başarıymış gibi gösterme ustalığıdır” diyen Öcmenler sözlerine şöyle devam etti;

LİYAKAT VE EHLİYET ÖNCELİĞİMİZ

“Yıllık enflasyon gelişmiş ekonomilerde yüzde 1,7 ve Türkiye’ye benzer ülkelerde yüzde 4,7 iken Hükümetin yüzde 20’lerden yüzde 10’lara düşürmekle övünüyor olması acıklı bir durumdur. Yıllık enflasyonun Türkiye’den yüksek olduğu ülkeler listesine bakınca Türkiye’nin beş yıl önceki vizyonu ile bugünkü gerçeği arasındaki üzüntü duymamak mümkün değildir. Genel Başkanımız Sayın Ahmet Davutoğlu'nun da ifade ettiği gibi ekonomik krizin temelinde bir yönetim krizi yatmaktadır. Ekonomi politikalarıyla ilgili kararların gerçeklikten uzak, piyasanın uygulamalarına ve ekonomi biliminin yasalarına aykırı biçimde alındığı, uygulamalarda keyfî ve tarafgir davranıldığı kanaati yayılmışsa yönetime olan güven kaybolur. Güven yeniden tesis edilmeden ekonomiyi düze çıkarmak mümkün değildir. Ekonomik başarı için ön şart hukukun üstünlüğünün hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde sağlanmasıdır. Rekabetçi bir ekonomi ve girişimci dostu bir yatırım ortamı ancak öngörülebilirliğin sağlandığı, kuralların herkese eşit uygulandığı ve mülkiyet hakkının güvence altına alındığı bir ortamda kurulabilir. Bu ise yargının tarafsız, bağımsız, hızlı, etkin ve hepsinden önemlisi evrensel hukuka uygun işlediği hukuk devletinde mümkündür. Gelecek Partisi olarak; Ekonomide aşılamayacak hiçbir sorun olduğunu düşünmüyoruz. Siyasetimizin temel amacı insan onurunu korumak ve yüceltmektir. Ekonomi alanında da bu amaç doğrultusunda çalışacak, toplumumuzun insanlık onuruna yaraşır bir yaşam standardına ulaşmasının önündeki bütün engelleri ortadan kaldıracağız. Bu hedefe, meselelere hakim, liyakat sahibi bir ekiple ulaşabileceğimize inanıyoruz. Her alanda olduğu gibi ekonomide de yolumuzu ve yordamımızı kurumsallaşma ve iyi yönetişim ilkeleri belirleyecektir.”

KARTELLEŞMEYİ VE KEYFİ MÜDAHALELERİ ÖNLEYECEĞİZ

“İsrafı, devlet eliyle zenginleşmeyi ve kartelleşmeyi ve keyfî müdahaleleri önleyeceğiz” diyerek sözlerine devam eden Gelecek Partisi Kurucular Kurulu ve Ticaret Politikaları İzleme Kurulu Üyesi Gizem Satıoğlu, “Piyasa ekonomisine bağlı kalacak, nesnel ve genel kurallar koyarak ve bu kurallara uygunluğu denetleyerek ekonomiyi yönlendireceğiz Denetimi bağımsız, tarafsız ve nesnel ilkelere bağlı hale getirecek, asla bir baskı aracı ve tehdit unsuru olarak kullanmayacağız. Denetleyici ve düzenleyici kurumların bağımsız, etkin ve güvenilir olmasının önündeki engelleri kaldıracağız. Bu kurumlarda Meclisin daha fazla belirleyici olmasının önünü açacağız. Merkez Bankası ile diğer bağımsız kamu otoritelerinin kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesini ve siyasetten veya piyasadan kaynaklanabilecek her türlü doğrudan müdahaleye karşı bağımsızlıklarının korunmasını sağlayacağız. Sağlıklı bir yatırım ortamı için, kamu hizmetine giriş, kalış ve yükselişin kayırmacılık, nepotizm ve farklı çıkarlar sebebiyle aşındırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Ortadan kaldırılan şeffaflığı ve hesap verebilirliği, kurumlarımızı onararak geri getirecek, demokrasinin kalitesini arttıracağız. Şeffaflığı ve hesap verme yükümlülüğünü siyasal sorumluluğun da ötesinde devletin ahlâkî sorumluluğu haline getireceğiz. Daha güçlü, daha müreffeh, demokrasiden ve kuvvetler ayrımı ilkesinden yana Türkiye'nin geleceği Gelecek Partisi'dir. Bu nedenle ideolojiler dönemi bitmiştir. Ben ülkemi seviyorum, demokrasiden, evrensel hukuk değerlerinden, yaşam, düşünce ve teşebbüs hürriyetinden yanayım diyen tüm vatandaşlarımızı Gelecek Partisi çatısı aldında buluşmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kanser pandemisi yaşanacak
Kanser pandemisi yaşanacak
Engelli dostu Müdüre ziyaret
Engelli dostu Müdüre ziyaret