ESNETİP DESTEK OLAMIYORSANIZ, KÖSTEK DE OLMAYIN.
Erdal ÇİL

ESNETİP DESTEK OLAMIYORSANIZ, KÖSTEK DE OLMAYIN.

Reklam

Salgın başlayalı beri dünyada covid -19 virüsü ile tanışan insan sayısı neredeyse bir Türkiye nüfusuna yaklaştı.

Kaybettiğimiz insan sayısı da bir buçuk milyona yaklaşıyor.

Ülkemizde de maalesef sonbaharın gelmesiyle birlikte beklenen oldu, tahminler tuttu ve vaka sayılarında adeta bir patlama yaşandı.

Bekleniyordu, tahmin ediliyordu zira bu aylar zaten gribal rahatsızlıkların arttığı, virüslerin kol gezdiği aylardır ve gerekli uyarılar elden geldiğince yapılmasına rağmen maalesef sonuç ortada.

Zaruretten kaynaklanan istisnai özel durumlar, İzmir Depremi gibi durumlar hariç patlama yaşanması bekleniyordu.

Neden mi?

Çünkü toplum olarak çok istismara, algı operasyonlarına açık bir toplum haline geldik.

Çünkü her şeyi çok fazla siyasallaştırdık.

Sadece yapmamız gerekenleri yapsak: Bilim insanları, kamu yöneticileri, sanatkârlar, işçiler vs, vs…

Ama olmaz!

Hepimiz doktoruz, hepimiz gazeteci, hepimiz duayeniz ya!

Ekmeği fırına, eti kasaba, meyveyi sebzeyi manava bırakmayıp, bir tıkla internetten kapımıza istemeye başlayalı beri, bir tıkla bütün sorularımıza cevap aramaya koyulduk. Bir sürü bilgi, algı, dezenformasyon kirliliği ile beyinlerimiz, hard disklerimiz doldu ve resmen aptallaştık.

Artık yürümesini, oturmasını, karşımızdakine şöyle candan, samimiyetle bakmasını bile unuttuk inanın.

Biz nasılsak yöneticilerimiz de aynı.

Kendilerine verilen bütün sorumlulukları unuttular neredeyse ve her an, her dakika sosyal medyaya girip bakmadan duramıyorlar.

Yıllar önce kendilerine bilmem kaç tarihli, kaç sayılı kanunla, yönetmelikle verilen hak ve sorumluluklarını çoktan unutup yeni yeni platformlardan, sosyal medya hesaplarından aldıkları çıkarımlar ile bakmaya başladılar konumlarına.

Bilim Kurulu toplanıyor, araştırıyor, kafa patlatıyor aylardır ve sonra da bakan ve Cumhurbaşkanına aktarıyorlar çıkarımlarını.

Devlet, aylardır şu süreçte esnetin çalışmalarınızı diye genelge üstüne genelge yayınlayıp dağıtıyor ama dinleyen, uygulayan kim?

Sağlığı geçtik, zaten bir avuç insanın aylardır burunlarının ucunu bile gördükleri yok, anladık da ya onlardan sorumlu il idarecileri?

Onların bir yandan işlerini yaparken, bir yandan da ona buna laf yetiştirmeleri, günlük insani vazifelerini yapmak isterken karşılaştıkları sorunlar karşısında onlardan sorumlu yöneticileri neler yaparlar ki?

Sağlık hizmeti bir bütündür! Hemşiresi, yardımcı sağlık personeli, temizlikçisi, çaycısı, bulaşıkçısı santral memuru vesairesi ile hepsi de birbirini tamamlar ve ne yazık ki bu süreçte hepsi yalnız ve her yere yetişmek zorundalar.

Virüsten etkilenen koca bir toplum ve onlara yetmeye çalışan bir avuç insan!

Valiler, illerin en yetkili mülki amirleridirler. Sağlığın bu kadar önemli, bu kadar yetersiz kaldığı şu günlerde bile sorumluluk almazlar mı, alamazlar mı?

İlde bir sürü esnek çalışan veya en azından şu süreçte olmazsa olmaz diyemeyeceğimiz bir sürü işin görüldüğü, nispeten daha rahat kurumlardan personel takviyesi ile sağlığa destek olmak hiç mi akıllarına gelmez?

Yoksa kurum amirleri ile didişip, dertsiz başlarını mı ağrıtmak istemezler?

Yine bir ilde toplam kaç kurum var ki?

Çıkıp bir dolaşılsa ve kurumların hali objektif bir nazarla görülse!

Kaç dairenin kaç biriminde çalışma şartları pandemiye ne kadar uygun ve esnek çalışmaya ne kadar uyuluyor buralarda diye bakılsa…

Çok mu zor yoksa ille de sosyal medyadan, sanal âlemden mi öğrenmek istersiniz bilemedim.

Yoksa o kadar bile insiyatif almayıp, bu kadar açık ve küçük bir müdahalede bile yukarının mı yeni bir emrini beklemektesiniz?

Her çalışan, kurumlardaki her idareciye emanet edilmiş bir candır. Her kurum da illerde vali emrine verilmiş organlardır.

Nerede, buralarda olabilecek en ufak bir olumsuzlukta dahi çuvaldızı başkasına sokmadan önce iğneyi kendine batırabilecek idareci tipleri?

Hiç mi mesuliyet hissetmez, hiç mi sorumluluk almazsınız?

Kurumlarınızda artan pozitif vakalar, hiç mi düşündürmez, hiç mi önlem arayışına sürüklemez sizleri?

Cumhurbaşkanı genelge yayınlıyor, esnetin diyor, siz bakıyor, boş boş bakıyor ve gereğini yapmak için neden bekliyorsunuz ki?

En azından neden anlatamıyor neden çare, çareler aramıyorsunuz ki?

Büyüklüğünüze halel mi gelir, koltuğunuzdan mı olursunuz?

Geçenlerde Mobbing ile Mücadele Derneği Genel Başkanı Sayın İlhan İşman Beyefendi ile bir röportaj yapma imkânım oldu, zaman ayırdılar ve çok da yararlı oldu, çok da önemli şeyler söylediler süreçle ilgili.

“Çalışırken Tükeniyor muyuz” başlığı ile yayınlandı bu röportaj.

Okuyun. En azından hiçbir şeyin gizli kalmadığını, siz görmek istemeseniz de birilerinin duyarlılıklarını görün de bir nebze olsun ibret alın.

Çalışanı tüketme hakkınızı size kimse vermedi bayım!

Çalışanı gözetme hakkınız var sizin.

O zaman ya destek olun sürece;

Ya da en azından köstek olmayın!

Erdal ÇİL

cerdal48@gmail.com


 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Corona tedavisinde anında bağışıklık kazandıracak
Corona tedavisinde anında bağışıklık kazandıracak
Gelecek'te Soma Ali Çırak'ın
Gelecek'te Soma Ali Çırak'ın