ZENGİNİN CÜZDANI FAKİRİN MEZARI
Nezih Varol

ZENGİNİN CÜZDANI FAKİRİN MEZARI

Reklam

Öyle bir tarihsel sürece şahitlik ediyoruz ki, sermaye sınıfının çıkarı uğruna emekçi sınıfı ölüme gönderişinin bu kadar açık ve seçik görülebildiği bir döneme daha önce hiç rastlamadık.

İktidarı elinde bulunduran sermaye sınıfı, yani zenginler, koronavirüsün ölümcül gücüne rağmen fabrika ve işyerlerini kapatmamakta ısrarlarını inatla sürdürüyor.

Koronavirüsün Türkiye'de etkili olduğu henüz ilk günlerde sadece 15 gün hayat durdurulsa ve milletçe evlerimize kapansaydık, dün ve bugün yaşanan hiç bir ölüm gerçekleşmeyecek, canlarımız yitirilmeyecek, ocaklar sönmeyecekti.

Bir inat uğruna ne ocaklar söndü de, yönetenler zenginin cüzdanı boşalmasın diye sorumluluğunda olan hiç bir tedbiri almadı.

Topyekün 15 gün evlere kapanmak şöyle dursun, AVM'leri ardına kadar açtılar, kapalı mekanlara insan yığınlarını soktular, açık hava ve ferah koşullara sahip park ve bahçeleri ise kapatarak insanları içiçe sıkıştırdılar.

Zenginlerin fabrikaları ve işyerleri tüm denetimlerden uzak, gözden ırak, kanun, kural tanımaksızın yüzlerce, binlerce işçinin, emekçinin, dar gelirli vatandaşın adeta ölüm fermanlarının imzalandığı mekanlar oldu.

Bu işte sağlık bakanının parmağı olduğu, kamuoyuna hatalı ve yanlış bilgiler sunduğu, koronavirüs tehdidi artmasına rağmen azalıyormuş gibi gösterdiği, insanları rehavete sürüklediği, hasta sayısının artmasına neden olduğu, bunu da kendi özel hastanelerinin rantını arttırmak için yaptığı sosyal medyada yazıldı.

Sadece o mu? Milli eğitim bakanı hakkında yazılanlara ne demeli? Tüm dünyada ve ülkemizde koronavirüsün etkisinin en az 2021 yılı sonuna kadar devam edeceği biliminsanları tarafından söylense de, sanki virüsün etkisi azalıyormuş gibi yüzyüze eğitimin önünü açıp özel okullara kayıt yapılmasını sağlayarak paraları toplamak, kendi özel okulları da olan bakanın rantını artırmaz mı?

Şimdi binlerce öğrenci velisi, çocuklarını özel okullardan alıp devlet okullarına vermek istiyor, ama paraları geri vermek istemeyen bakan kendi rantı uğruna hiç bir açık kapı bırakmayıp bunun mümkün olmadığını, özel okula kayıtlı öğrencilerin devlet okuluna transferinin mümkün olmadığını söylüyor.

Ölüm kapımızın önünden başlayarak cadde ve sokakları kol gezerken, insanların izole bir şekilde evlerinde yaşaması gerekirken, 'Hayat eve sığar' sloganı atıp, sonra ekonomiyi bahane edip, "Hadi bakalım işçiler, fabrikalara ve işyerlerine gidip çalışın, korona size bir şey yapmaz" demek, zenginlerin cüzdanı erimesin diye emekçileri ölüme atmak ikiyüzlülük değil de, nedir?

Hani bir şiir dizesi vardı ya, dilimize pelesenk olan, "Atam Atam, sen kalk da ben yatam" diye, işte şimdi o duruma geldik; Atamız adıyla, sanıyla dimdik ayakta, ama bugün O'nun değerini bilmeyenler, yanlış yönetenlerin eline düşenler, peşisıra kara toprağa düşüyor.

Artık uyanmanın vakti gelmedi mi? Zenginin cüzdanı dolacak diye daha kaç işçi, emekçi, çalışan ölecek?

Artık akıllanmanın vakti gelmedi mi? Yönetenlerin çıkarları uğruna daha kaç yönetilen ölecek?


 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Corona tedavisinde anında bağışıklık kazandıracak
Corona tedavisinde anında bağışıklık kazandıracak
Gelecek'te Soma Ali Çırak'ın
Gelecek'te Soma Ali Çırak'ın