O GÜNDEN SONRA HER GÜN BAYRAM OLMUŞTU
Nezih Varol

O GÜNDEN SONRA HER GÜN BAYRAM OLMUŞTU

Reklam
Çok değil babalarımızdan önce dedelerimiz büyük bir dünya buhranı, savaşlar, ölümler, kıtlıklar yaşadı.
 
Biz çok şanslı bir kuşaktık, beyaz, tertemiz bir sayfa koydular önümüze, güzel şeyler yazmamızı istediler, biz bazı sayfaları eğri büğrü çiziktirdik.
 
Osmanlı Devleti 1876 yılına kadar mutlak monarşi, 1876-1878 ve 1908-1918 arasında meşruti monarşi ile yönetildi, I. Dünya Savaşı'nda yenilgiye uğramasının ardından işgale uğrayan Anadolu'da halkın işgalcilere karşı Mustafa Kemal Paşa önderliğinde verdiği Millî Mücadele, 1923 yılında millî güçlerin zaferi ile sonuçlandı. 
 
Bu süreçte, 'Büyük Millet Meclisi' adıyla 23 Nisan 1920'de Ankara'da toplanan halkın temsilcileri, 20 Ocak 1921'de Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adlı yasayı kabul ederek egemenliğin Türk ulusuna ait olduğunu ilan etti ve 1 Kasım 1922'de aldığı kararla saltanatı kaldırdı. 
 
Ülke, meclis hükûmeti tarafından yönetiliyordu, 27 Ekim 1923'te İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası ve yerine meclisin güvenini kazanacak yeni bir kabinenin kurulamaması üzerine Mustafa Kemal Paşa, yönetim biçiminin Cumhuriyet olması için İsmet Paşa ile birlikte bir kanun değişikliği tasarısı hazırlayarak 29 Ekim 1923'te Meclis'e sundu.
 
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yapılan değişikliklerin kabulü ile Cumhuriyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ilan edilmiş oldu.
 
Cumhuriyetin ilanı, Ankara'da 101 pare top atışı ile duyuruldu ve 29 Ekim gecesi ile 30 Ekim 1923 tarihinde başta Ankara olmak üzere tüm ülkede bir bayram havasında kutlandı (Vikipedi).
 
Biz aslında o günden sonra her günü bir bayram gibi yaşadık, çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçek dehası o günden sonra daha da belirginleşti.
 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk askeri ve siyasi kimliğinin ötesinde gerçek dehasını ekonomist  yönüyle ortaya koymuştu, insanlık toplumsal refahı Kapitalist veya Sosyalist Ekonomik Model'de ararken, O kendisine ait olan ve dünya iktisat bilimine kabul ettirdiği Liberal Kapitalist/Sosyalist Ekonomik Model'ini (yarı devlet, yarı özel teşebbüs) hiç yoktan kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nde başarıyla uyguladı. 
 
İnşa ettiği çoğu üretim fabrikası olan 48 kamu kurum ve kuruluşuyla kısa sürede dünya ekonomisinin gözbebeği olan Türkiye'de uzun yıllar işsizlik görülmedi, yerli ve yabancı özel sermaye tekelleşemedi, kartelleşemedi, alın teri sömürülemedi, emek ve sermaye barış içinde yaşadı. 
 
Bin yılın dahisi Atamızın ölümünden sonra vahşi kapitalizmin uygulayıcısı Amerikalı emperyalistlerin yerli işbirlikçileriyle ele geçirdiği Türkiye hızla geri kalmış ülkeler sınıfına girdi.
 
İşte o yüzden biz eski bayramlarımızı geri istiyoruz.
 
Her günün bayram olacağı günleri yaşamak istiyoruz.
 
Biz Atatürk'ün halka emanetlerini istiyoruz.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kanser pandemisi yaşanacak
Kanser pandemisi yaşanacak
Engelli dostu Müdüre ziyaret
Engelli dostu Müdüre ziyaret