Mustafa Nuzuli Efendinin Çilehanesi Nerededir?
Opr. Dr. Muzaffer Yurttaş

Mustafa Nuzuli Efendinin Çilehanesi Nerededir?

Reklam

Hafta sonunda Kula’da iki ziyaret gerçekleştirdim. Önce bir film setini ziyaret ettim. Kula ilçemizde çekimleri devam eden ve yönetmenliğini Müslim Şahin’in yaptığı “Muallim” adlı sinema filminin çekimlerini izledim. Yönetmen ve yapımcılarımız yaptıkları çalışmalar ve film hakkında açıklamalarda bulundular. Konusu oldukça ilgi çekici olan bu eserin Kula ve tarihi evlerin tanıtımına ve turizme katkı sunacağına inanıyorum. Oyuncularla ve çalışanlarla sohbet ettik. Kula’yı sevdiklerini ve herkesin çekimlere yardımcı olduğunu ilave ettiler. Film merakla bekliyoruz.

Ardından Kula’da Necip Camii’nin altında bulunan mutasavvıf şairlerden Mustafa Nuzuli Efendi’nin çilehanesini inceldim. Bu vesile ile Mustafa Nuzuli kimdir? Eserleri nelerdir? Bu konuları kısaca izah etmeye çalışacağım. Kulalı’ların bile çoğunun bilmediği, akademisyenlerin birçoğunun duyarsız kaldığı (Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın Kenan Erdoğan hariç) değerli bir mutasavvıf ve şairi kısa ve öz olarak anlatacağım.

17. yüzyılın sonu ile 18. yüzyılın ilk yarısında yaşayan ve asıl adı Mustafa olan Nuzûlî Manisa‟nın Kula ilçesinde yetişmiş mutasavvıf bir şairimizdir. Bazı beyitlerde ifade ettiğine göre şair, soy bakımından Hz. Peygamber‟e dayandığı için şiirlerinde bazen “Nuzûlî” bazen de “Seyyid” mahlasını kullanmayı tercih etmiştir. Tahsili konusunda net bilgiler bulunmamaktadır. Halvetî tarikatına bağlı olan ve bunu şiirlerinde de dile getiren Nuzûlî, 1744‟de Kula‟da vefat etmiş ve orada defnedilmiştir. Bugünkü Necip Camii’nin önündeki meydanda mezarı bulunmaktaymış. Ancak şehrin merkezinde kaldığı için kabri Kula Mezarlığı’na taşınmıştır. Tasavvufi seyrinde önemli yeri olan çilehanesi hala caminin altında mevcuttur.

Silsilenamelerden birinde bu zatın aslen Lazkiyeli olduğu yazılıdır. Bu yerin, Suriye şehirlerinden biri olan Lazkiye ile bir ilgisi yoktur. Bunun Denizli yöresinde bir yer olduğu, bir başka görüşe göre de Denizli civarında bulunan "Leodikiya" adını taşıyan meşhur harabeden geldiği ifade olunmuştur.

Pek bilinmeyen bir isim olan ve hakkında yeterli malumata sahip olmadığımız bir değeri araştırıp edebiyatımıza divanını kazandıran Prof. Dr. Kenan ERDOĞAN hocamıza özellikle teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Bir görüşmemizde Sayın Erdoğan zamanında konuyu araştırırken Kula’ya geldiğini ancak ne vatandaşlardan ne de yöneticilerden hiçbir yardım ve ilgi görmediğini üzülerek anlatmıştı. Ben de konuyu araştırırken ne yazık ki pek çok kimsenin bu şahsın mezarı ve çilehanesi konusunda bilgisiz olduğunu gözledim.

Tarikat silsilesi, Manisa'da medfun bulunan Ahmed Yiğitbaşı Hazretleri'ne ulaşır. Şiirlerinde dini-tasavvufî konuları işleyen şair, hem hece hem de aruz ölçüsüyle yazmıştır. Nuzûlî‟nin iki divandan oluşan bir divanı bulunmaktadır. Şiirlerinde Mehmet Niyazi-i Mısrî ve Yunus’un tesirini görmek mümkündür. Nüzuli'nin dili tıpkı Yunus Emre'de olduğu gibi, zamanına göre (bazı tasavvufi terimler hariç) bir hayli tekellüfsüz, sade ve kolaydır. Bu gün bile çoğu rahatlıkla anlaşılabilir. Şiirlerinin konusu ise hemen tamamen tasavvufi muhtevalıdır. Bu şiirlerde dünyanın faniliği, edep erkan öğrenmek gerektiği, insanın aslını unutmaması gerektiği, ilahi aşk.. vb. gibi konular anlatılır. Dolayısıyla şiirleri didaktiktir.

Nüzfili'nin tarikat silsilesine baktığımızda onun edebi çevresini de birazcık tanımış oluyoruz. Bu çevre özel anlamda halveti tarikatı şairleri, genel anlamda da Yunus, Niyazi muakkipleri dediğimiz Tekke şiiri çevresidir. Nüzı1li'nin yaşadığı devirde ve daha önceki yıllarda bunlar, onun çevresinde olan, övdüğü ve etkisinde kaldığı, tahmis ettiği kimselerdir. Bunlar içinde yukarıda da bahsettiğimiz gibi Elmalılı Sinan Ümmi, Abdülvehhab Ümmi, Eroğlu Nuri (Kula Eroğlu Köyü’nde medfun), Niyazi-i Mısri, Askeri, Mazhari,, Gaybi, Seliimi gibi mutasavvıflar bulunmaktadır.

Her hangi birinin ölümü üzerine bir başkası tarafından, ölünün yakınlarına teselli vermek ve başsağlığı dilemek için yazılmış şiir" anlamında kullandığımız "taziyetname" yahut "taziyename" Türk Edebiyatı'nda pek rastlanılmayan bir türdür. Nüzuli'nin böylece bu türe bir örnek verdiğini söyleyebiliriz.

Prof. Kenan Erdoğan çalışmasında Mustafa Efendi’nin edebî kişiliği ve divânı ile yetiştiği çevre ve etkilendiği kişiler hakkında bilgi vermektedir. Nüzûlî Efendi’nin; Süleymaniye Kütüphanesi, Koyunoğlu müzesi ve Sadberk Hanım Müzesi’nde olmak üzere toplam 3 yazma nüsha, Şeyh Mehmed Emin Tevfik tarafından Ahmet Kâmil matbaasında eski yazı ile basılan bir de matbu nüshasının bulunduğu bilgisini vermektedir.

Yolunuz bir gün Kula’ya düşerse Necip Camii’nin altındaki çilehanesini görmenizi öneririm. Kültür Bakanlığı yetkililerimize de Mustafa Nuzuli’nin çilehanesine sahip çıkılarak orada açıklayıcı bir kitabe ve kılavuz hazırlamalarını beklediğimizi iletmek isterim.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kanser pandemisi yaşanacak
Kanser pandemisi yaşanacak
Engelli dostu Müdüre ziyaret
Engelli dostu Müdüre ziyaret