Avşar Barajı'nın su seviyesi üreticiyi endişelendiriyor

Manisa'nın Alaşehir ilçesinde tarımsal sulamanın yanı sıra bölgenin en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Avşar Barajı’nda su seviyesi alarm veriyor. 1979 yılında yapılan ve 84 milyon metreküp kapasiteye sahip barajda son yıllardaki kuraklık ve vahşi sulama nedeniyle su seviyesi 7 milyon metreküpe kadar düştü.

Avşar Barajı'nın su seviyesi üreticiyi endişelendiriyor

Dünyaca ünlü Sultaniye cinsi üzümün Türkiye’deki ambarı konumunda olan Manisa’nın Alaşehir ilçesindeki 84 milyon metreküp su tutma kapasitesine sahip Avşar Barajı'nda su seviyesi 7 milyon metreküpe kadar düştü. Başta üzüm üreticileri barajdaki su seviyesinin kritik derecenin de altına düşmesinden endişeli. Barajdaki son durum ile ilgili bilgi veren Alaşehir Ziraat Odası ve Alaşehir Üzüm Sulama Birliği Başkanı Necdet Türk, “Gediz havzasında tarım yapmaktayız. Bu tarımı yaparken de Avşar Barajı'nı kullanıyoruz. Sulama yaptığımız ürün deseni ise bağcılık. Bağcılık denince ilk akla gelen şey sudur. Su olmayınca tarım olmaz. 1979 yılında hizmete vermeye başlayan Avşar Barajımız o yıllarda 84 milyon metreküp su almaktaydı. Fakat yıllar geçtikçe hava şartlarıyla birlikte geçtiğimiz yılki rakamlara göre baraj seviyemiz 45-50 milyon metreküp seviyelerine geriledi. Şu anda tam kapasiteyle barajımız 60 milyon metreküp su almaktadır. Bu 60 milyon metreküp su ile 35-40 bin dekar arazi sulanıyor. Bir sezon içerisinde bu su tükeniyor. Diğer yıl için hava şartlarına göre durumumuzu değerlendiriyoruz. Geçen yıl havaların kurak seyretmesi sebebiyle 40 milyon metreküp su birikmişti. Bu 40 milyon metreküp 80 gün sulama yapmamıza rağmen ne yazık ki suyumuz bitti. İnsanlar kendi imkanlarıyla, komşularından, derin kuyularından su çekerek ürününün sonunu getirmeye çalıştılar. Eğer ilerleyen yıllarda bu baraja bir önlem alınmazsa, damlama sulamaya geçilmezse gerçekten bu çok zengin topraklarımızda bağcılığın biteceğini düşünüyorum. Bağcılık bittiğinde ise bu 60-65 işletmemiz, gümrüğümüz ne olacak? Karamsar düşünmek istemiyoruz. Burada güzel bir temizlik olursa ve damlama sulama projesine geçilirse eğer bölgemizde en az 35 bin dekarda sulanabilir araziye ulaşmış olacağız. Bu damlama sulama ile bir yılda biten 40 milyon metreküp suyumuz bize 3 yıl boyunca yetecek. Damlama sulama projemizin 2018 yılında ihaleye çıkacağını öğrendik. Bu bizim için sevindirici bir haber" dedi. 
Bölgede 3-5 yıl öncesine kadar kimsenin jeotermal enerjinin ne olduğunun farkında olmadığını anlatan Türk, şunları söyledi: 
"Şu anda jeotermal ile karşılaştık. Biz tabi ki yer altında bulunan yenilebilir enerjinin yer üstüne çıkmasını istiyoruz ama ne yazık ki bazı bölgelerimizde bu jeotermallerin atık suları topraklarımıza, derelerimize karışmaktadır. Bölgemizde 2-3 ppm oranında olan bor oranı, son yıllarda bazı bölgelerde 50 ile 80 ppm oranına çıkmıştır. Borlu toprağı tekrar eski düzenine çevirmemiz için de en az 70 derecelik su ile sulamamız gerekiyor. Bu da mümkün olmayacağına göre topraklarımız günden güne yok olmaktadır." 
Kendi gıdasını üretmeyen ülkelerin tam bağımsız olmasının mümkün olamayacağını dile getiren Türk, "Biz de buradan yola çıkarak kendi ürünümüzü üretebilmemiz için Avşar Barajı’ndan damlama sulama ile yararlanıp ürünlerimizi daha bol ve kaliteli almalıyız” şeklinde konuştu.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Arınç’tan Yunusemre’nin hizmetlerine 10 üzerinden 10
Arınç’tan Yunusemre’nin hizmetlerine 10 üzerinden 10
Tarihi yapılar Kula'da yeniden can buluyor
Tarihi yapılar Kula'da yeniden can buluyor