Advert
Advert
ABD, Vize, Rus Uçağı ve Saireli Gündem
Namık Açıkgöz

ABD, Vize, Rus Uçağı ve Saireli Gündem

Reklam

Bizim sözde aydınların geviş entel geviş getirmelerine bayılıyorum. Mecazi ve takdir dolu bir laf değil dediğim ha!... Gerçekten bayıyorlar…

Televizyon ve gazete orucu tutuyorum aylardır… İnternetten, merakımı mucip olan konuları seçerek okuyorum sadece.  Amerika’nın vize uygulamasını kulak ucuyla duyunca, konuya kulak kabarttım. Kabartmaz olaydım!...

Ne entel gevişler seyrettim ne entel gevişler!...

Dünün “Go homa”cuları, şimdi Amerikancı olmuş… Maşallah maşallah!...

Biz 1960’larda da anti-amerikancıydık, şimdi de. Bizim fikrî zeminimiz, Amerika gibi yeni yetme bir kovboylar topluluğuna muhabbet beslememize engeldir zaten. Yaptıklarınla insanlığı zenginleştirirsin, insani değerleri yücelten zihniyet ortamı yaratırsın ve hayatı bir güneş ışığı gibi insanın içine işleten bir dünya anlayışını oluşturursun, seni baş tacı yaparız ama kendine en az zarar veren ama başkalarını en etkili şekilde öldüren teknolojiyi geliştirenlere benim muhabbetle bakmam mümkün değildir. Biz “barutu icad etmeyen barbarlar” olarak, hâlâ insana, hayvana, bitkiye, taşa, toprağa, suya, havaya değer vermeyi düstur ediniyoruz. ABD, tam da bunların tersini yapıyor. Niye muhabbetle bakayım böyle bir eşkıya güruhuna?...

Daha önce de Rusya ile bir yakınlaşma oldu; ertesi gün Rusya’nın büyükelçisini katlettirdiler…

Şimdi de elçiliğinde 2 tane fetöcü çıktı… İdlib’e gireceğiz; Rusya İdlib dışında müzahir olacak… Şak diye vize uygulaması başlattı kovboy! Ve dün de Lazkiye’de bir Rus uçağı düştü. Ne tesadüf, ne tesadüf!... İnandık da belli etmiyoruz(!)

Şaşkınlık ve suçüstü psikolojisidir ABD’nin yaptığı…

Oysa böyle bir şaşkınlık yaşamasına gerek yoktu. Fotoğrafın üstündeki büyüteci bira daha yukarı kaldırdığınızda, karşınıza 1925 ve Lozan çıkar. ABD ve İngiltere 1925’te doymadığı için pişmandır; biz Misak-ı Millîciler (Ali Şükrü bey, Hüseyin Avni bey ve arkadaşlarından,  Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Fırka’dan Demokrat Parti, ANAP, MHP, MNP-MSP-RP-FP ve nihayet Ak Parti’ye kadar.) oyunu ilk günden beri görenler, 1926’ten beri kurulan tezgahı biliyoruz. 1960 darbesinden itibaren yaşanan her olumsuzluğun arkasında, Lozan’da doymayanlar vardır ve yaşanan her gerilim ve çatışmanın arkasında doymayanlarla fazla verildi diyenlerin kavgası vardır.

Bir istidrad; yani “Aç Parantez”

Özgün MHP Misak-ı Millîci olup Lozan’ı savunmazdı ama Lozan’ın yanlışlığını sopa gibi de kullanmazdı. Son 10-15 yıldır MHP’lilerin de Lozancı olduklarını görüyorduk. Tabanda Kemalist çizgiye kayma yaşanırken bu normaldi ama yönetici takımın Lozancı olduğunu Sayın Bahçeli’nin 2017 başlarında yaptığı bir konuşmada görünce şaşmıştım. Aynı bahçeli 10 Ekim günü grup toplantısında İdlib harekâtı merkezli Kuzey Suriye ve Kuzey Irak meselesine temas ederken Misak-I Millî’yi savundu. Gerçi Mustafa Kemal’e izafe ederek Misak-ı Millî’yi savunduğu cümleyi yanlış yorumladı. Mustafa Kemal’in o cümlesine karşı olan Ali Şükrü bey, muhalif olmayı canıyla ödedi. Mustafa kemal “Misak-ı Millî muayyyen bir hudut değildir…” derken, Misak-ı Millî’den vaz geçtiğini ifade ediyordu. (Bir yazımızda da bunu izah ederiz inşallah.)

Konuya dönelim

ABD’nin vize uygulaması, tam bir şaşkınlık içinde ve suçüstü olduğunu gösterir. Lozan’dan bu yana çaktırmadan elde ettiği mevzileri kaybetmekte olan ABD, şimdi rest çekmeye başladı. Bizim reste rest dememiz kadar tabii bir şey olamaz. Yıllarca “reste rest” demememiz için dört-beş kuşak yetiştirildi ve devlete egemen kılındı.

Şimdi geçti Bor’un pazarı, sür atını Arizona çölüne kovboy!...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Çerçi Müdür Öztürk'ü ziyaret etti
Başkan Çerçi Müdür Öztürk'ü ziyaret etti
Tarımda sigortalanma arttı
Tarımda sigortalanma arttı