Advert
Advert
İmam Hatipler ve çözüm bekleyen sorunlar
Hakan Özen

İmam Hatipler ve çözüm bekleyen sorunlar

Reklam

Bir Lise öğrencisini düşünün yani önce Üniversiteyi ardından da seçeceği meslek dalında kendini yetiştirecek ve Türkiye’nin genç beyinlere ihtiyacı var diye övdüğümüz, övündüğümüz, Türkiye’nin geleceğini inşa edecek gencimizi. Bu gençlere “okul binanız tamamlanıncaya kadar İlkokul öğrencilerinin bulunduğu okuldaki binayla idare edin” dendiğini ardından da kendi okullarının adının dahi yazılmadığı bir Fen Lisesinde öğrenimlerine devam ettiklerini yani 4 yıllık Lise öğrenimi boyunca “Bu benim okulum” dahi diyememiş yetişkin bir öğrenciyi…

Bazı okurlarım “Hadi canım sen de” diyebilir bu satırları okuduktan sonra ama yaşanan bir gerçek ve adeta tragedya olarak adlandırılan bu vaka Manisa Sosyal Bilimler Lisesi öğrencilerinin başından geçen gerçek bir hikaye. Eğitim-Öğretim halbuki sadece ders kitaplarından ibaret değil, o ders kitapları kadar öğrencinin psikolojisi ve ruh halinin sağlamlığı, dirençli ve umutlu olması da çok önemli. Bu nedenle bir gazeteci olarak Manisa Sosyal Bilimler Lisesi öğrencilerinin yaşadıklarına ve bina sorununa daha önceki yazılarımda da değinmiştim. Araştırmalarım neticesinde de Manisa Sosyal Bilimler Lisesi için yapılacak binanın 2015 yılında Milli Eğitim Bakanlığı yatırım programına alındığını 2017 yılında da yeni binanın tamamlanacağını ve öğrencilerin bu binaya taşınacağını sizlerle paylaşmıştım.

15 Temmuz hain darbe girişiminde milletin parası yine millete yapılacak olan hizmetlere aktarılırken Fethullahçı Terör Örgütü ile bağlantısı tespit edilen okullardan Şehzade Mehmet Lisesi’nin binasına Sosyal Bilimler Lisesi taşınacak haberini aldığımda ise önce çok sevinmiş ama ardından okulun Kız İmam Hatip Fen Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi olacağını öğrendiğimde ise bazı soru işaretleri hafızamda yer edinmişti. Evet bazı vesayetçi ve darbeci zihniyet sahiplerinin yanlış yönlendirmesi ve uygulaması olarak İmam Hatip Liseleri ve Meslek Liseleri geçmiş dönemlerde katsayı adaletsizliğine uğramışlardı. Bunu hepimiz kabul ediyoruz ve o dönemde gerçekten de sayısı çok az olan İmam Hatip’lere yenileri eklenmeliydi. Özellikle 2009 yılından itibaren Bazı uygulamalar ve çıkarılan kanunlar neticesinde önce katsayı adaletsizliğinin önüne geçildi ve hak yerini buldu ama ardından bunu takip eden, açılan İmam Hatip furyası yeni hatalara sebebiyet oluşturacak nitelikte. Bu konuyla ilgili AK Parti içerisinden de çatlak sesler gelmeye ger geçen gün yükselerek devam ediyor. AK Parti kurucularından Fatma Bostan Ünsal’ın eğitimdeki imam hatip dayatmasının ciddi bir insan hakları ihlali olduğunu söylemesinin ardından AK Parti’nin ağır isimlerinden akademisyen kökenli Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ yaptığı açıklamada, “Geçmişte katsayı adaletsizliği nedeniyle imam hatiplerin önünü kesmek yanlıştı. O durumdan endüstri meslek liseleri de nasibini aldı, Türkiye sanayisi zarar gördü. Şimdi de aynı şekilde talep olmadan imam hatip açılmasını doğru bulmuyorum. Milli servete israf olarak görüyorum. Ayrıca bu imam hatiplerin mehabetine de zarar verir diye düşünüyorum. Nerede, ne lazımsa onu açmak lazım. Arz-talep dengesini gözeterek yapmak gerekiyor” diyordu. İmam Hatipler Türkiye için değindiğim gibi bir gereklilik ve bu okulların ve bu okullardan mezun olan, öğrenimine devam edecek olan öğrencilerin önü asla demokrasi ve insanlık dışı ugulamalarla kesilmemeli. Ama her açılan okulun önüne İmam Hatip konması da artık son bulmalı. Bunun yanısıra İmam ve Hatipler örnek alınacak insanlardır, toplumu yönlendiren ve geleceğe taşıyan insanlardır. O nedenle bu okullardan mezun olan ya da olacak olan öğrencileri sadece ölü yıkayıcı tabiriyle tarif etmek hataların en büyüğüdür. Evet görevleri arasında bu da vardır. Ama bu görev dışında İmam Hatipler toplumu kucaklayıcı, kardeşlik bağlarının gelişmesini sağlayan ve son din İslamiyet’in gelecek kuşaklara taşınmasının birer elçisi ve öğreticisidirler.

İmam Hatip okullarına istatiksel bir bakış açısıyla baktığımızda bundan birkaç yıl önce 500 olan İmam Hatip okullarının sayısı 500’den 3 Bin 500’e İlahiyat öğrencisi sayısı 17 binden 100 bine, imam hatipte okuyan öğrenci sayısı ise 60 binden 1,5 milyona çıktı. Türkiye'de ibadete açık 87 bin 528 cami var. Diyanet İşleri Başkanlığının personel sayısı 117 bin 378. Bin 117 personel merkezde, müftülüklerde görevli personel sayısı 115 bin 218. Bunların 71 bin 362’si İmam Hatip unvanı taşıyor, Bunların ise 19 bin 721’i Kuran kursu hocası, 11 bin 908’i müezzin, 3 bin 51’i ise veri hazırlama ve kontrol işletmeni. İmam Hatip Okullarından mezun olanların sayısı her geçen gün daha da hızla yükselerek artacak ve Üniversiteli işsizler ülkesi olan canım Türkiye’m yakın gelecekte işsiz İmam Hatipliler dönemine geçiş yapacak. Belirttiğim gibi şayet İmam Hatip furyası açılmaya devam ederse şu an ihtiyaç fazlası olduğundan dolayı AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ’ın belirttiği gibi israfa dönüşen İmam Hatipleri ve bu okullardan mezun olanları zor bir süreç bekliyor olacak. Malumunuz dinimizde israf ise günahtır.

Türkiye genelinde olduğu gibi Manisa’da da ardı ardına yeni İmam Hatip okulları açılırken Manisa Lisesi 15 yılda 17 Müdür değiştirerek bir rekora imza attı. Bu denli müdür değişiminden öğretmen ve öğrenciler adeta ne yapacaklarını bilemez ve bu hızlı değişimle kime Müdür diyecekleri şaşkınlığını yaşarlarken bu yanlışa Manisa Lisesinden Mezun olan ve ileriki yıllarda adeta bir örnek oluşturup dernekleşen Abidin Yatkın ve ekibi, “Bu böyle gitmez” diyerek ses verdi. Yaklaşık 2 buçuk yıldır yönetim olarak faaliyette olduklarını belirten Yatkın, “Yaptığımız faaliyetler içerisinde hep okulla yakın ilişkiler, Milli Eğitim bürokrasisiyle yakın ilişkiler kurduk. Siyasetle işbirliği içerisinde bir takım projeler ürettik” diyerek yaşanılan sorunu artık kamuoyuna duyurmak istediklerini söyledi. Derneğin kurulduğu günden beri gördükleri 4’üncü müdür olduğunu belirten Yatkın, “2 buçuk yılda 4 müdür. Neredeyse 6 ayla 1 yıla yakın sürede müdür değişikliği demektir. 15 yıldır da 17 müdür. Sonuçta ortalamaya vurduğunuzda okulumuz her yıl 1 müdür görmüş. Bunlar içerisinde kimi 6 ay görev yapmış, kimisi belki 2 yıl. Ama bu kadar sık müdür değişikliğinin okulumuzdaki yansımaları da ortada” dedi.

Yaklaşık 20-25 yıl önce Manisa Lisesi’nden mezun olduklarında lisenin kentin en önemli, en prestijli okullarından bir tanesi olduğunun altını çizen Yatkın, “Eski belediye başkanları, sivil toplum örgüt başkanları, vekiller ve bakanlık yapmış abilerimiz dahil olmak üzere şehri yönetenlerin birçoğu bu liseden mezun. Onların mezun olduğu dönemde de okulumuzun Türkiye bazında çok önemli bir prestiji varmış. Okulun şu an geldiği nokta ise çok vahim bir durumda” ifadelerini kullandı. Hiçbir zaman dernek olarak kişi ve isim noktasında olmadıklarını belirten Yatkın, “Okulumuzun öğrenci ve eğitim kalitesi noktasında ciddi sıkıntıları, eksiklikleri, fiziki yapısı noktasında ciddi problemleri var. Dolayısıyla biz 2 buçuk yılda bunlarla mücadele etme, bunları hedef alma çabası içerisindeyiz. Bu süreç içerisinde burada bizim en büyük işbirliği yapacağımız yer de okulun yönetimi. Dolayısıyla biz tam bir muhatap bulup, tam bir okul müdürü konusunda işbirliği başlatıp proje geliştirme noktasına gittiğimiz anda müdür değişiyor. Bu sorunun neden olduğunu araştırdığımızda vekaleten müdürlüğün, bugün artık Milli Eğitim bürokrasisinin içerisinde böylesi çarpık bir konunun doğal olarak kabul edildiğini, artık normalleştiğini gördük. Bunu biraz daha araştırınca da bu işle ilgili farklı güçlerin, farklı odakların bu işle ilgili karar verici olduğu noktasını tespit ettik” şeklinde konuştu.

Şimdi eğrimi ya da düz mü oturursunuz bilemem ama doğru düşünmek zorundayız. Bir tarafta yıllardır kendi binasında eğitim-öğrenime devam edemeyen Sosyal Bilimler Lisesi, bir yandan her geçen gün devam eden İmam Hatip furyası, diğer bir yandan da Manisa Lisesinde yıllardır devam eden ve çözüm bekleyen Müdür değişiklikleri ile bir türlü görev başındaki müdüre her nedense asaletinin verilmeyişi… Evet saygıdeğer bürokratlar, siyasiler ve elini özellikle daha yaşanılabilir, daha modern ve çağdaş eğitim seviyesini yakalama yolunda elini taşın altına koyacak olan tüm yetkililer. Bu yazdıklarım milletin sesi ve bu sese çözüm üretecek olan sizlersiniz. Haydi işbaşına! Saygılarımla. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Çerçi Müdür Öztürk'ü ziyaret etti
Başkan Çerçi Müdür Öztürk'ü ziyaret etti
Tarımda sigortalanma arttı
Tarımda sigortalanma arttı