Siyaseti dini alana taşımak
Doç. Dr. Selçuk Özdağ

Siyaseti dini alana taşımak

Reklam

Siyasi konuların -dini- zeminlere taşınarak tartışılmasını doğru bulmuyorum. Bu, dini siyasetin basit bir aracı yapma sonucunu doğurur ve anlamı siyaset dinden büyüktür demektir.

Allah aşkına hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?

Çok değil 8/9 ay önce bir darbe yaşadık. Bu darbe dinin siyasallaşınca hangi sonuçlar doğuracağını gösterdi. Yüzlerce askerimiz, polisimiz şehit oldu. Meclisimiz bombalandı, özel harekatımız yerle bir edildi. Bütün bunlar dinin siyasallaştırılmasının bir sonucuydu.

16 Nisan da bir referandum yapacağız. Bir din tercihinde bulunmayacağız. İnsanlar Başkanlık sistemi ile Parlamenter Sistem arasında bir seçim yapacak. Bunu -iman küfür problemi haline getirmek -evet- oylarını artırmayacağı gibi, toplumun birlik bütünlüğüne de hizmet etmez.

Din adamları siyaset adamlarına göre daha dikkatli, daha mutedil olmalı. Siyasetçinin bile söylemeye cesaret edemediği şeyleri din adına söylemek hem dinimizi hem de toplumu hırpalar.

Referandum münasebetiyle bir çok yerde konuşmalar yapıyorum. Biraz deşince meselenin dini zemine taşırılmasının toplumu tedirgin ettiğini, gelecek endişesine soktuğunu görüyorsunuz. Düne kadar AK Parti'ye oy vermediği halde sempati duyan, Türkiye'de çok şeyler yaptığına inanan bir kitle vardı.

Bugün o kitlenin yine AK Parti'ye sıcak ve sevecen bakmasını devam ettirmemiz asli sorumluluğumuz olmalıdır. İslam'ı bir tehdit aracı haline getirmek, siyasi muarızlar için bir giyotin gibi kullanmak, insanlarımızı tedirgin ederek diğer siyasetlere itti.

Türkiye laik bir ülke. Bazılarının laiklikle problemi olabilir. Bunun da nedeni geçmişte laiklik uygulamalarından kaynaklanıyor. Laikliği din karşıtlığı gibi mütalaa ederseniz,  Müslüman bir topluma bunu  kabul ettiremezsiniz. Laikliği din ve vicdan hürriyeti anlamında yorumlarsanız, kimsenin bu prensiple bir sorunu olmaz.  

Üstelik Laiklik doğru uygulanırsa sadece dini özgürlükleri teminat altına almaz, dini din istismarcılarının elinden de kurtarır. Laiklik dini hayatın baskı altına alınmasına da istismar edilmesine de izin vermez. Laik bir devletin siyasi meselelerini -dini zemine çekerek- tartışmak  bizzat içinde bulunduğumuz düzenin ruhuna da aykırıdır.

Maalesef son yıllarda siyasete fetva taşıyan, dini onun aparatı haline getiren bir fetvacı taifesi ortaya çıktı. Bunların AK Parti'nin siyasetine ve arkasındaki toplumsal desteğe hiç bir faydası olmadı. AK Parti, ilk yıllarda hiç bir dini söyleme sığınmadan iktidar oldu. Siyaseti, yönetim anlayışı ve söylemleri ile toplumun çeşitli katmanları arasında köprüler kurdu. Bugün de o potansiyeli içinde barındıran tek parti.

Ben din adamlarından, daha çok toplumun kuvve-i maneviyesini  yükseltecek, ahlak mayalayacak, helalı haramı öğretecek  çalışmalar bekliyorum. Bir toplumda ahlaki değerler erozyona uğradıktan sonra kimin iktidar olduğu o kadar önemli değil. Önce siyasete sonra toplumun bütün katmanlarına ahlak getirecek bir gayret bugün en kutsi hizmettir.

Siyasi hırsın din adamı kisveli FETÖ'yi ne hale getirdiğini gördük. Milletimiz yeni bedeller ödemek, yeni hayal kırıklıkları yaşamak istemiyor. Bir Fethullah'tan bu millet zor kurtuldu, ikinci Fethullah'lar istemiyoruz. Bu tip dini siyasete basamak yapan din adamları için İbni Saab,"Ulemanın dini riyadır" demiştir.

Riyayı bırakalım, bu milletin ahlaka, edebe, helal haram şuuruna ihtiyacı var, bu ihtiyaçları gidermeye çalışalım. Bırakalım siyaseti siyasetçiler yapsın.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ALİ KEMAL AYDIN     2017-04-04 Öncelikle böyle doğru ve güzel duygu ve düşünceniz için kişiliğinize ve kimliğinize sonsuz teşekkürler. Şunu ifade etmeden geçemeyeceğim. Yaşadığımız ve yaşatıldığımız erozyonlarla geçmiş süreçlerimiz dahilinde VATAN MİLLET ve DEVLET olarak arzu edilen dersleri çıkaramadığımız düşüncesindeyim. Bunun ana gerekçesi VATAN MİLLET ve DEVLET olarak genel manada bizlerde yaşamımızda SORGULAMA ve SAHİPLENME kültürü temeli istisnalar haricinde minimum olduğu düşüncesindeyim. Zamanımız dahilinde örnek. Günün şartlarına göre her manada TİCARET de SİYASET de ve GENEL yaşamımız dahilinde SİYAHA beyaz tanımı ifade edilebilen bir süreçlerde yaşadığımız ve yaşatıldığımız düşüncesindeyim. .. Yine aynı şekilde günün şartlarına göre her manada BEYAZ a siyah tanımı ifade edilebilen bir süreçlerde yaşadığımız ve yaşatıldığımız düşüncesindeyim. Bu yaşanan olumsuzluklarının araştırılması ve gerekçelerinin doğru tespit edilebilmesi bunla beraber doğru bilgiyle doğruluğa ve güzelliğe vesile olabilmek zamanımızda ayrıcalık ve erdemlilik olduğu düşüncesindeyim. Şimdiden duyarlılığınıza ilgi ve alakanıza teşekkürler. SELAMLAR – SEVGİLER…..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kırkağaç tren garında restorasyon başladı
Kırkağaç tren garında restorasyon başladı
Jandarmadan helikopter destekli trafik denetimi
Jandarmadan helikopter destekli trafik denetimi