Asıl hedefleri Özdağ üzerinden AK Parti ile hesaplaşmak
Hakan Özen

Asıl hedefleri Özdağ üzerinden AK Parti ile hesaplaşmak

Reklam

24 Haziran erken seçimlerine sayılı günler kala bazı kesimler gündemi gereksiz bir şekilde asılsız iddialar ve haberlerle meşgul etme gayretinde. Bu havanda su dövme hadiselerinden biri de AK Parti'nin başarılı Milletvekili Selçuk Özdağ'ın 2011 yılında yapmış olduğu videonun her ne hikmetse birileri tarafından arşivden çıkartılıp yayılmaya çalışılması oldu. “Bayram değil, seyran değil eniştem beni neden öptü” deyimini hatırlatan bu videonun bir anda ortaya çıkartılmasının temelinde Özdağ'ın 2011 yılından beri başarısını hazmedemeyenlerin, FETÖ dahil olmak üzere tüm illegal hain yapılanmaların ve “Aman Özdağ Aday olmasında nasıl kendisini harcarsak harcayalım” zihniyetinin yattığına inanıyorum. Bilindiği üzere özellikle 17-25 Aralık vakası ve 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Darbe Girişimi Meclis Araştırma Komisyonu Başvekilliği göreviyle birlikte Özdağ FETÖ'ye karşı ciddi bir mücadele başlatmış ve Fethullah Gülen'in ABD'ye kaçmadan önce hekimden aldığı sahte raporu, ABD'ye kaçarken de aldığı sahte pasaportunu ve dönemin CHP'li Bakanı Kasım Gürlek'in direktifleriyle beraberinde bir koruma polisiyle gittiğini, ABD'ye kaçmadan kısa bir süre önce dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'le görüşmelerini gün yüzüne çıkartarak önemli bir çalışma ve araştırma yapmıştı.

Peki o zaman! Neden o video kaydında “FETÖ'nün elebaşısı Fethullah Gülen'le ilgili o cümleleri kullandı” sorusunu sorduğunuzu görüyorum. Ben de aynı şekilde size şu soruyu yönelteyim o zaman; 1990'lı yıllarda devlet dahi Afrika ve Türk Dünyası ülkeleri başta olmak üzere yurtdışında Türk okullarını açamazken o dönem gerçek yüzünü göremediğimiz bu yapının açtığı okulları ve bu okullarda Türkçe ders verilmesini, şanlı Türk bayrağının dalgalandığını görüp hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım gururlanmadık. Ya da yine bu hain yapı tespit edilmeden ve 15 Temmuz hain darbe girişimi yaşanmadan önceki yapılan Türkçe Olimpiyatlarına hangimiz o denli yoğun kalabalık izdihamı yaşanmasına rağmen bir şekilde içeri girip acaba izleyebilir miyiz endişesine kapılmadık?

Kaldı ki o dönemlerde yanı daha FETÖ'ye bağlı okul ve dershaneler tartışması başlamadan Özdağ'ın bu yapıyla kavgası çoktan başlamıştı. Yani görünen ön yüzü herkesi etkilediği gibi Selçuk Özdağ'ı da etkilemişti ve Milletvekili anekdotlarında bunu şöyle dile getiriyor; “Ben de Manisa’da 1976 yılında kendisini dinlemiştim, Bu cemaatin bir görünen kısmı vardı, bir de sonradan gördüğümüz veya görenlerin bildikleri kadar görünmeyen kısmı vardı. Görünen kısmı buz dağının görünen kısmı gibiydi, azdı. Orasıyla bir noktada illüzyon yapıyorlardı, bir noktada bizi de etkiliyorlardı” Ama Özdağ 2011 yılında yaşadıklarını da şu şekilde dile getiriyordu; “AK Parti iktidarı olarak bu yapıya karşı dikkatli olunması gerektiğini söylemiştik. Ben bu cemaatle Manisa’da milletvekili olduktan sonra daha yakın bir teşrikimesaiye girdim çünkü 2011 yılındaki seçimlerde AK Parti’yi desteklediler Manisa’da. 2010 referandumunda da “Evet” kampanyası yürüttüler, güçlü bir “Evet”çi kampanyası yürüttüler. Hatta “Ölüleri mezardan çıkartıp bunları getirmemiz gerekir.” diye söylemişlerdi. 2011 yılında bunlara şunu söyledim, Manisa’da bunları çağırdım, dedim ki: “Siz hizmetinize ahlak noktasında, eğitim noktasında devam edin, tarihe not düşün. Cemaatler kendilerini severler, bütün cemaatlerde aynı özellik vardır. Başkalarını sevme istidadı gösteren cemaatler medeniyet olurlar, Selçuklu gibi, Osmanlı gibi. Siz de bu istidadı görüyorum ama aynı zamanda da görmüyorum. Görmüyorum çünkü siz bulunduğunuz yerde sadece kendinize yaşam hakkı tanıyorsunuz; solculara, Alevilere, Ülkücülere, Millî Görüşçülere, kimseye yaşam hakkı tanımıyorsunuz.” “Herkes bizim gibi olsun. Herkes bir gün Nurcu olacak (Fetullahçı olacak), herkes bir gün Türkiye’de bizim olacak.” dediler. “Yanılıyorsunuz.” dedim. “Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la, iktidarla dövüşmeyin, darbecilere benzemeyin, vesayetçiliğe soyunmayın. Bu devlet 18 yaşındadır, her zaman 18’dir. On yıl, yirmi yıl, otuz yıl sonra hep 18 yaşında olacak ve kendisine yapılanların yavaş da yürüse kaplumbağa gibi bir gün hesabını sorar; sizi bir yılda bitirir, sizi iki yılda bitirir.” İzmir’de de yaptım aynısını. Milletvekili olup buraya geldikten sonra da bunların tüm gazetecilerini çağırdım, buna Ekrem Dumanlı dâhil, Mustafa Ünal dâhil hepsine aynı şeyleri söyledim.”

Yani bir taraftan özellikle 1970'li yılldan bu yana gelmiş geçmiş tüm siyasi liderlerle bir şekilde teşrikimesaisi olan Fethullah Gülen ve liderliğini yaptığı cemaatin görünen ön yüzünü 2011'li yıllarda takdir eden ama aynı zamanda temkini elden bırakmayan diğer taraftan da buzdağının arkasındaki hain ve tehlikeli yüzüne hiç bir zaman taviz vermeyip sürekli mücadele eden bir Özdağ gerçeği dikkat çekiyor.

Cemaatlerin hiç bir zaman siyasallaşmaması gerektiğini ifade eden AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Vatan Gazetesine o dönemde “Türkiye’de cemaat hırslarının kurbanı olacak” şeklinde özel demeç vermiş ve açıklamasında, “Türkiye’de cemaatlerin Türkiye’yi yönetme gibi bir meselelerinin olmaması gerektiğini hatırlatmamız icap ediyor. Cemaatler siyasallaşmayacaklar, tarikatlar da cemaatleşmeyecekler. Bunun panzehri de Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığını da çok güçlü hâle getirebilmektir, asıl mesele bunu yapabilmektir. Herkesin olduğu bir Diyanet İşleri Başkanlığı ve aynı zamanda devletimizin de, Hükûmetimizin de veya hükûmetlerin de bütün cemaatlere eşit mesafede durabileceğini, devletin hiçbir kaynağını gayrimeşru olarak sağlamayacağını, takdim etmeyeceğini, birine sağlarsanız bir diğerine karşı haksızlık yapabileceğinizi düşünerek burada bütün cemaatlere veya siyasi teşekküllere, sivil toplum kuruluşlarına özgürlüklerin alanını açma noktasında sadece devletin yapması gerektiğini, kendi müritleriyle, kendi üyeleriyle, kendi müntesipleriyle ne yaparsa yapsın yapacağını ama devletin de mutlaka bunu denetlemesi gerektiğini sormamız gerekiyor” demişti.

Peki tüm bu gerçekler ve AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ'ın bu hain yapıya karşı verdiği mücadele daha dün gibi hatırlanıyor ve ortadayken ne oldu da Özdağ'ın 2011 yılında yapmış olduğu o konuşma niye arşivlerden çıkartıldı ve özellikle kimlere hizmet ettiği belli bazı yayın organlarında özellikle de sosyal medyada yayınlandı ve paylaşıldı? Çünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti 2019 yerel seçimlerinde Manisa Büyükşehir Belediyesini kazanmak istiyor bu da ancak güçlü ve herkesin sevgisini, taktirini kazanmış bir adayla gerçekleşebilir ki. Bu aday profiline en yakın isim ise Selçuk Özdağ. Bu da mevcut Belediye Başkanı Cengiz Ergün'ü rahatsız ediyor ki Manisa'da o video ile ilgili haber yapan yayın organlarının kime yakın olduğunu sağır sultan bile biliyor. Başka kimi rahatsız ediyor? FETÖ'yü rahatsız ediyor. Çünkü Özdağ ister 15 Temmuz Darbe Girişimi Meclis Araştırma Komisyonunda Başkanvekilliği yaptığı sırada ve özellikle de 17-25 Aralık'tan sonra bu hain yapıyla en çetin şekilde mücadele eden Milletvekillerinden biri. Peki Selçuk Özdağ'ın 2011 yılından bu yana Milletvekilliğindeki ve parti içerisindeki sürekli trend oluşu ve siyasetteki istikrarlı tırmanışı sadece Cengiz Ergün ve tayfası ile FETÖ'yü ve diğer terör örgütlerini mi rahatsız ediyor? Tabi ki hayır! AK Parti içindeki kriptocularla, kolay siyaset yapmak isteyenleri ve kolay para kazanmak isteyenleri de rahatsız ediyor. Düşünün 2011 yılında 5. sıradan 2015 seçimlerinde 3. sıradan daha sonra da önce yükselen başarıyla birlikte gelen Genel Başkan Yardımcılığı ve de akabinde 1. sıradan Milletvekilliği. Bu çoğu siyasetçiye nasip olmayacak bir başarı. Ve de bu başarıyı parti içerisinde belli noktalara konmuş Milli görüşçü bir yapının ağırlığına rağmen ülkücü yapıdan gelen bir siyasetçi olarak başarıyor. Gerisini siz düşünün... Bu videonun bir anda arşivden ortaya çıkarılması ise yayılmaya çalışılmasını diğer bir amacı ise başarı çıtasını sürekli zirveye doğru tırmandıran Selçuk Özdağ üzerinden AK Parti'yi köşeye sıkıştırma ve devirme zihniyetidir ki bunun başarılı olacağını sanmıyorum.

Halbuki 7 Haziran'la Özdağ'ın 1. sıradan gösterildiği 1 Kasım seçimlerinde AK Parti'nin topladığı oy oranı incelendiğinde Selçuk Özdağ'ın ne denli partide ve seçmen bazında etkiliolduğu net bir şekilde görülebiliyor. 24 Haziran erken seçimleri öncesi böyle bir videonun yayılması başlı başına yukarda saydığım etmen ve sebeplerden öte bir şey değil. Tarlada izi olmadan hasatta izi olmasını isteyenlerin çabaları Selçuk Özdağ'ın halkın gönlünde kurduğu tahtı asla yıkmaya güçleri de yetmez, siyasi bilgi ve birikimleri de. O nedenle 24 Haziran erken seçimlerinde de, Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığında da şansını yüksek gördüğüm Özdağ konusunda AK Parti Genel Merkezinin de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da benimle birlikte aynı kanaati taşıyacağına inanıyorum. Çünkü Manisa'nın da, Türk siyasetinin de Selçuk Özdağ'a ihtiyacı olduğu kadar Özdağ'ın da Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve kahraman milleti için yapacakları var. Saygılarımla...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kırkağaç tren garında restorasyon başladı
Kırkağaç tren garında restorasyon başladı
Jandarmadan helikopter destekli trafik denetimi
Jandarmadan helikopter destekli trafik denetimi