Selçuk Özdağ ülkücü camianın önemli ismi Ahmet Er'i andı

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ Ülkücü davanın önemli isimlerinden siyaset adamı yazar ve asker Ahmet Er´i vefatının 1. yılında andı. Er'in yaşamı boyunca büyük bir devlet ve millet adamı olduğunu kaydeden Özdağ, “Ahmet Er müthiş bir devlet şuuruna sahipti. Bu ülkenin çatısından bir kiremit düşse acısını ilk o duyardı. Millet adamıydı, milletinin bütün özellikleri onda tecessüm etmiş, onda somutlaşmıştı” diye konuştu.

Selçuk Özdağ ülkücü camianın önemli ismi Ahmet Er'i andı

Ülkücü camianın önemli isimlerinden Ahmet Er ölümünün 1. yılında sevenleri tarafından anılmaya devam ediyor. Er'in en yakından görüştüğü isimlerden birisi de hiç kuşkusuz AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Manisa Spor Akademisi'nde öğrenciyken 1975 yılında Ahmet Er ile tanıştıklarını ifade eden Özdağ, “O tarihten aramızdan ayrıldığı tarih olan 29 Mayıs 2017 tarihine kadar ağabey-kardeş ilişkimiz hiç kesilmedi. Ahmet Er İçinden çıkamadığımız, cevabını bulamadığımız sorularda kapısına koştuğumuz ender kişilerden biriydi. Hesapsız, çıkarsız, menfaatsiz bir Allah ve vatan adamıydı. Onun için ne sorarsak soralım bize doğruyu,gerçeği söyleyeceğini bilirdik” ifadesinde bulundu.

AHMET ER YAŞAMINI TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE ADADI

“Ahmet Er'in şahsi hayatından daha önemli olan hayata bağlı olarak Türk Milliyetçileri içinde ifa ettiği misyondu. Milliyetçiliği İslam'la mecz etmiş bunu da şahsında bütünleştirmiş bir insandı. Ömrü boyunca Türk milliyetçilerinin bu çizgide yürümesi için mücadele edip durdu. Son nefesine kadar evini İslam'ı ve Türklüğü anlatan bir telkin kürsüsü gibi kullandı” diyerek açıklamasına devam eden Özdağ, “Ahmet Er'in sadece şahsı değil ailesi de çok fedakardı. Eşi hanfendi Türkiye'nin her yerinden gelen insanlara yüksünmeden hizmet eder, bundan asla şikayetçi olmazdı. Er'in CMKP'de başayan siyasi hayatı MHP ve BBP'de devam etti. Çizgisini hiç bozmadı yaşamı boyunca hep bir Alperen olarak kaldı. Makam mansıp peşinden koşmadı. Çocuğu yaşındaki insanlar milletvekili yapılırken "Ben de isterim!" demedi. Milliyetçilik en çok ona yakışmasına rağmen himmetini böyle bir amaca teksif etmedi. Allah ve Resulu davasının mütevazi ama samimi bir takipçisi oldu. İnsanları yüzünden, simasından tanırdı. Bana “yüz tanıma özelliği verildi” derdi. Manevi bir hayatı, içsel bir boyutu vardı. Bizim değer verdiğimiz bir çok insana şüphe ile bakar, sonra da şüpheleri doğru çıkardı” dedi.

BİZİ TASAVVUFLA TANIŞTIRDI

Ahmet Er'in yaşamı boyunca çeşitli zorluklarla karşılaşsa da halinden hiç şikayetçi olmadığını belirten AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ sözlerine şöyle devam etti, “Manisa'nın kadim ülkücüleri onu hiç yalnız bırakmadı. Önemli bir mesele olduğu zaman çağırdığı bir kaç isim vardı. Onlarla konuşur,bir şey yapılacaksa onlara söylerdi. Bu isimlerden biri de ben olduğum için her zaman gurur duydum. Yaşamının son yıllarında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beye kendilerini anlattığımda severek isteyerek kendisini arayıp,bir ihtiyacı olup olmadığını sormuştu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanlarından Sayın Ahmet Davutoğlu'da hem kendisini aramış hem de ölümünün ardından kabrini ziyaret etmişti. Bizi tasavvufla,Allah dostları ile tanıştırdı. Allah adamlarının sadece uhrevi işlerle meşgul olmadıklarını, dünyayı da yakından takip ettiklerini, dervişliğin miskinlik olmadığını ondan öğrendik. Keramet denilecek yönleri vardı. Buna ben de bir çok arkadaşta tanık olmuştur. Müslümanca bir hayat yaşadı, bize temiz bir hayatı miras bıraktı. İtibarını, siyasi ağırlığını asla şahsi menfaat için kullanmadı. Çocukları çok mütevazi işlerde çalıştılar. Hiç bir zaman yatları, katları olmadı. Ama gökdelenler gibi itibarı oldu. Onu her zaman rahmetle minnetle anacağız. Bize namuslu olmayı, İslam'la yaşamayı, millete hizmet yolundan asla vazgeçmemeyi ve yorulmamayı öğretti. Kendisine Allahtan rahmet, ailesine ve ülkücü camiaya baş sağlığı diliyorum. Ruhu şad osun.

AHMET ER KİMDİR

Ahmet Er, 1927 yılında Akhisar´ın Sünnetçiler köyü doğumlu Türk asker, politikacı ve yazar´dır. Horasan´dan Anadolu´ya geçen Oğuzların bazı boyları Batı Anadolu´ya ulaşmıştır. Ceddi Hayran´ı Mahmud Dede (Yatağan Mahmud) ile soy kütüğünün nesilden nesile aktarılan bilgilerle İmam-ı Ali Rıza´ya uzandığı rivayet edilmektedir. Baba adı Şevket, annesi Hüsniye hanımdır. İlkokulu doğduğu köyde bitirmiş, orta okulu Akhisar´da tamamlamış, 1947 yılında Bursa Işıklar Askeri Lisesi´nden mezun olmuş ve aynı yıl Kara Harp Okulu´na girmiştir. 1950 yılında Kara Harp Okulu´ndan Teğmen rütbesi ile orduya ve jandarma sınıfına katılan Ahmet Er, memleketin birçok yerlerinde ordunun çeşitli kademelerinde görev ifa etmiştir.1951 yılında Bulgaristan´dan Türkiye´ye iltica eden üçyüz bin Türk´ün ızdırabını "Göçmen" isimli üç perdelik bir dram yazmıştır. Bu piyes Türkiye´de "yüz milli piyes"in içinde yer almıştır.

1957 senesinde Milli Savunma Bakanlığı´nca açılan Radyofonik Temsil yarışmasında Kosova Meydan Muharebesi´ni konu alan "Meçhul Süvari" isimli radyofonik temsili ile ödüle layık görülmüştür. Bu temsil Ankara Radyosu tarafından 1957 ve 1960 tarihlerinde iki defa 1960´da İstanbul radyosunda da bir defa olmak üzere temsil edilmiştir.

27 Mayıs 1960 harekatı içinde de görev alan Ahmet Er, Milli Birlik Komitesi üyesi olarak hizmet etmiştir. Daha sonra otuz sekiz kişilik Milli Birlik Komitesi üyeleri arasında meydana gelen itilaf sonucu yurt dışına gönderilen "Ondörtler" grubu arasında yer almış ve 13 Kasım 1960´da Libya Büyükelçiliği Devlet Müşavirliği´ne atanmıştır. 1962´de yurda dönmüş ve doğduğu köye yerleşmiştir.

31 Mart 1965´te Alpaslan Türkeş´le birlikte CKMP´de siyasete atılan Ahmet Er, CKMP´nin 1969 Şubat ayında Adana´daki kongresinde MHP´ye dönüşümüyle birlikte, bu partinin 12 Eylül darbesine kadar Genel Başkan Yardımcılığı´nı yürüttü. 12 Eylül´den sonra, cuntanın mahkemelerinde yargılanan Er, yapmış olduğu tarihi bir savunmayla darbecilere meydan okudu.

Tahliye olduktan sonra uzun bir dönem siyasetin dışında kaldı. Sadece milli İslami değerlere bağlı ülkücü gençliğin yetişmesi amacıyla düzenlenen konferanslara konuşmacı olarak katıldı.

7 Temmuz 1992´de MÇP´den ayrılan Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının kurdukları Büyük Birlik Partisi´nde tekrar siyasete geren Ahmet Er, partinin "Kurucular Kurulu" üyeleri arasında yer aldı. Uzun bir dönem bu partinin Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Er, sağlık şartları sebebiyle bugün aktif siyasetin dışında olmakla birlikte Büyük Birlik Partisi 3.Olağanüstü Büyük Kurultayı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olmuştur.

Şairler-Yazarlar-Sanatseverler Derneği üyesi olan Er´in 8 eseri bulunmakta olup isimleri şu şekildedir;

Adını Siz Koyun (Şiirler demeti)

Göçmen (Üç perdelik piyes)

Meçhul Süvari (Radyofonik temsil, senaryo)

Hürriyet Yağmuru (Şiirler demeti)

Hatıralarım

Hak Dostları

Medeniyetlerin Doğuşu ve Çöküşü (2002)

Ne Sünnidir Ne Alevidir Benim Halim, Dinim İslam Ehl-i Sünnettir Benim Yolum (2002)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Turgutlu'da geleceğin oyuncuları yetişiyor
Turgutlu'da geleceğin oyuncuları yetişiyor
Ege'nin asırlık markası yatırımda hız kesmiyor
Ege'nin asırlık markası yatırımda hız kesmiyor