Özen, “12 Eylül'ün de 15 Temmuz'un da azmettiricisi ABD'dir”

12 Eylül askeri darbesinin 38. yılı nedeniyle açıklamada bulunan Demokrat Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Başkanı Hakan Özen 12 Eylül ve 15 Temmuz başta olmak üzere Türkiye'de gerçekleşen ve gerçekleştirilmek istenen her darbenin perde arkasında ABD'nin gölgesi olduğuna dikkat çekerek, “12 Eylül'ün de, 15 Temmuz'un da azmettiricisi ABD'dir” dedi.

Özen, “12 Eylül'ün de 15 Temmuz'un da azmettiricisi ABD'dir”

12 Eylül 1980 darbesinin Türkiye'yi şu ana kadar gerçekleştirilmiş ve önüne geçilememiş her darbe gibi en az 50 yıl geriye götürdüğünü kaydeden Demokrat Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Başkanı Hakan Özen, “12 Eylül'ün de, 15 Temmuz'un da azmettiricisi ABD'dir” dedi.Başta ABD olmak üzere dış egemen güçlerin ve onların Türkiye'deki işbirlikçilerinin Türkiye'nin ilerleme ve kalkınma sürecinden daima rahatsızlık duyduklarını 15 Temmuz gecesi bu rahatsızlıklarla bastırmak istediklerini bunu başaramayınca son olarak ekonomik manipülasyonlara başvurduklarını ancak Türkiye'nin bu sinsi ve kirli operasyonlara karşı tek vücut olduğunu kaydeden Özen, “12 Eylül'ü 1980 darbesinde çok küçük yaşta yaşamama rağmen daha sonra sayısını dahi hatırlamadığım araştırmalarım ve edindiğim tecrübelerimden edindiğim sonuç Türkiye'de yaşanan her darbenin hazırlayıcının da, darbeyi yaptıranın da Amerika olduğu gerçeğiydi. 15 Temmuz gecesi yaşanan hain darbe girişiminin arkasında da ABD'nin gizli koridorlarının yine işbaşında olduğunu hem o gece beyaz saraydan gelen gecikmeli açıklama hem de son süreçte yaşananlar bir kez daha ortaya koymaktadır” diye konuştu.

DEVLET VE MİLLET DAYANIŞMASI KAÇINILMAZ KILINMALIDIR

20 Ocak 2016 tarihinde yazmış olduğu, “Türkiye düşmanları ve kirli oyunlar” adlı köşe yazısını hatırlatmada bulunan Özen, “O günkü yazımda, Türkiye’nin Mısır’da yaşanan darbeden sonra çok uluslu bir darbe girişimi tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu kaydetmiş ve, “Türkiye ile bir şekilde hesabı olan ve bunu ancak AK Parti’yi, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı yıpratarak başaracaklarını zanneden ülkeler değişik senaryolarla Mısır’da ki darbeden sonra Türkiye’de de sinsi bir şekilde darbe gerçekleştirmek istiyorlar. 70 milyon dolar bütçe ayrılan çokuluslu darbe planını Ortadoğu'nun en kirli adamı Muhammed Dahlan’ın yürüteceği kaydediliyor. Gerçekleştirilmek istenen darbe planı dahilinde Türkiye'deki Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi muhaliflerine destek verme, finansal destek sağlama. Türkiye'de kaosun yayılması, güvenliğin zedelenmesi ve Erdoğan'a karşı ayaklanmalar olması adına PKK'ya destek verilmesi. Ordu içinde Erdoğan ve AK Parti'ye muhalif askeri liderlere destek verilmesi yer alıyor” ifadelerine yer vermiştim. 1128 Akademisyen tarafından imzalanan ve kandil diliyle hazırlanan bildirinin ise bu darbe planının sadece bir parçası olduğunu ifade ederek, ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass’ın soruşturmaya karşı çıkması bir başka dikkat çekici husus olduğunu kaydederek Bass’ın “Şiddetle ilgili endişelerin ifade edilmesi teröre destek vermek ile eşdeğer değildir” sözlerini son derece manidar bulduğumu da sözlerime ekleyerek bu darbe girişimini bastırmak ve boşa çıkarmak için öncelikle devlet ve millet dayanışmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etmiştim” dedi.

TÜRKİYE ÜZERİNE OYNANAN OYUNLARA KARŞI DİKKATLİ OLMALIYIZ

15 Temmuz gecesi Türkiye Cumhuriyeti devleti'nin, güçlü siyasi iradenin ve kahraman Türk milletinin başına dayattırılmak istenen darbe girişimindeki dikkat çekici noktalara da değinmekte yarar gördüğünü belirten Özen, “Tarih 30 Mayıs 2016 tarihinde Amerika’da ki Foreign Policy Dergisi’nde “Türkiye’nin bir sonraki askeri darbesi” başlıklı bir yazı yayınlanmış ve adeta bu yazıda darbe destekçiliği yapılmıştı. Çok değil aradan 1,5 ay geçtikten sonra yani 15 Temmuz gecesi Amerika’nın sağcı Fox News televizyonuna çıkan ABD’li Emekli Subay Ralph Peters yaptığı açıklamada darbenin başarılı olmasını beklediğini ve “Durum çok net. Bu darbe girişimi, Türkiye’nin İslami bir diktatörlük olmaktan kurtulması için son şansıdır. Sakın hata yapmalım. Bu darbede rol alanlar iyi adamlar. Darbe başarılı olursa biz kazanacağız, İslamcılar ise kaybedecek” gibi son derece Türkiye düşmanı, faşist ifadeler sarfetmişti.

YAŞANAN HER DARBEDE ABD İKİLİ OYNAMIŞTIR

Yine Pentegon’da ki bazı Türkiye düşmanlığı besleyen subayların işi daha da ileri götürerek Türkiye’de ki darbe girişiminin başarılı olduğunu kaydetmeleri ve kalkışmanın ilk başladığı saatlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te otelde olmasına karşın Pentagon’da ki subaylardan birisinin MSNBC’ye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Almanya’dan sığınma talep ettiğini iddia etmesi ve bunun aslında gerçekdışı bir algı oluşturma çabası güdüyor olması Pentagon’da ki darbe yanlısı muvazzafların ve Amerika basınında ki yazar çizer takımının Türkiye düşmanlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Tüm bunlar yaşanırken Türkiye’de yaşanan terör olaylarında vatandaşlarını hadise gerçekleşmeden önce uyaran Amerikan yönetiminin her ne hikmetse darbe girişimine tepkisi çok geç oldu. Beyaz Saray’ın yaşanan darbe girişimini hemen kınaması beklenirken darbenin bastırıldığı saatlerde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin “Umarım barış bir an önce sağlanır” sözleri ise olayın bir başka boyutu. Kerry’nin bu tutumu tartışılırken Beyaz Saray’ın gece 02’de Obama tarafından fazla derinlemesine inmeden Türkiye’deki herkesin demokratik yollarla seçilen Türkiye Hükümeti’ne destek vermesi gerektiğini içeren sözlerinin yetersiz kalışı ve cılız bir şekilde yaşananları kınaması ise ABD’nin Türkiye’de ki darbe girişimine tepkisinin ne kadar zayıf kaldığını gösteriyor.” şeklinde konuştu.

HİÇ BİR DARBE BİRDENBİRE OLMAZ

Hiçbir darbenin birden bire olmayacağını kaydeden Demokrat Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Başkanı Hakan Özen Türkiye'nin darbeli yıllarını ve süreci çok iyi okumak gerektiğine vurgu yaptı. Özen sözlerini şöyle sürdürdü, "Geçmişte yaşananları bilmeden gelecekte bizleri tehlikelere ve sürece karşı hazırlıklı olamayız. Türkiye Tanzimat’tan bu yana kendi olmasının önündeki engellerle boğazlaşarak bugünlere geldi. Bu boğazlaşmanın bir neticesi olarak türemiş sorunlarımız var hala. Türkiye dönüştükçe, aslında kendi oldukça bu sorunların üstesinden gelecektir. Tarihin, hayatın ve çağın gerçekleriyle kendi gerçekliğini bütünleştirdiği ölçüde Türkiye muazzam bir enerji pompalayacaktır. Bu büyük akıntıya dahil olanlar ise kazanacaktır. 1960, 71, 80 darbesi 28 Şubat postmodern darbesi, e-muhtıralar ve son olarak 15 Temmuz hain darbe girişimini yaşayan ülkemiz açısından bundan sonraki süreç çok önemli olup ne pahasına olursa olsun 80 Milyon Türkiye öncelikle kendi öz benliğine ve değerlerine sahip çıkmalıdır. Zaman Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birliğine, bütünlüğüne sahip çıkma zamanıdır. Türkiye gerçek bir hukuk devletidir. Türk Silahlı Kuvvetleriyle, Polis Teşkilatıyla, Milli İstihbarat Teşkilatıyla, Yargısıyla, Basınıyla ve 80 milyon her kesimden vatandaşıyla daha özgür, daha zengin, daha demokrat, daha müreffeh ülke olma yolunda asıl mücadele bu süreçten sonra daha da kararlı şekilde devam edecektir.Kamplaşmaya, kutuplaşmaya ve çeşitli kavga, kargaşa ortamına mahal verilmeden demokrasiye, millet iradesine bağlı tüm vatandaşlarımızın ortak temennisiyle güçlü ülke Türkiye hedefi artık çok daha yakındır.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Manisa'ya zirai don uyarısı
Manisa'ya zirai don uyarısı
Pazarcılar modern pazaryerinde
Pazarcılar modern pazaryerinde